Gece plağı, uyku sırasında diş sıkma ve diş gıcırdatma problemi yaşayan kişilerde diş yüzeylerini korumak, çene eklemi üzerindeki baskıyı azaltmak ve sabah uyanıldığında hissedilen çene yorgunluğunu hafifletmek amacıyla hazırlanan kişiye özel bir ağız apareyidir. Klinik pratikte en sık karşılaştığımız durumlardan biri, hastanın uzun süre fark etmeden dişlerini sıkmasıdır. Bu tablo bazen dişlerde aşınma, bazen dolgularda kırılma, bazen de baş ağrısı ve kulak önü bölgede baskı hissi şeklinde karşımıza çıkar. Gece plağı bu noktada yalnızca “dişlerin arasına konulan bir plastik” değildir; doğru ölçüyle, doğru kalınlıkta ve çene kapanışına uygun üretildiğinde koruyucu tedavinin önemli bir parçası haline gelir.
Gece plağı yaptıranların yorumlarında en sık duyduğumuz ifadeler bellidir: sabah çene kilitlenmesi hissinin azalması, dişlerdeki baskı duygusunun hafiflemesi, eşin fark ettiği gece gıcırdatma seslerinde azalma ve hassas dişlerde bir miktar rahatlama. Her hasta aynı hızda uyum sağlamaz. Kimi kişi 2-3 gece içinde alışır, kimi kişi için bu süre 1-2 haftayı bulabilir. Burada kritik olan nokta, plağın hazır bir ürün değil, ölçüye göre hazırlanmış olmasıdır. Piyasada satılan standart ürünlerle laboratuvarda kişiye özel üretilen plaklar arasında konfor farkı oldukça belirgindir.
Diş sıkma tedavisinde gece plağı tek başına her sorunu çözmez; ama dişleri aşınmadan korumak, mevcut şikâyetleri kontrol altına almak ve çene eklemini rahatlatmak açısından ciddi bir katkı sağlar. Bizim klinik gözlemimizde, düzenli kullanım gösteren hastalarda sabah ağrısı ve kas gerginliği şikâyetleri belirgin şekilde azalır. Şikâyetin düzeyi, kişinin stres seviyesi, kapanış bozukluğu, kas yapısı ve mevcut diş hasarı gibi unsurlar sonucu doğrudan etkiler. Bu yüzden gece plağı hakkında yapılan yorumları değerlendirirken tek bir cümleye değil, hastanın başlangıç durumuna bakmak gerekir.
Gece Plağı Nedir?
Gece plağı, alt ya da üst çeneye takılacak şekilde hazırlanan, genellikle şeffaf ve sert ya da yarı sert materyalden üretilen koruyucu bir dental apareydir. Temel amacı, uyurken meydana gelen istemsiz diş sıkma ve diş gıcırdatma kuvvetinin doğrudan diş yüzeyine zarar vermesini önlemektir. Birçok kişi dişlerini sıktığını fark etmez. Sabah kalktığında çenede yorgunluk, şakaklarda baskı, dişlerde sızlama, kulak önü bölgede ağrı ya da ağız açmada kısıtlılık hisseder. Muayenede diş yüzeylerinde düzleşme, mine aşınması, çatlak çizgileri ve çiğneme kaslarında hassasiyet gördüğümüzde gece plağı tedavisi gündeme gelir.
Burada önemli olan, gece plağının bir tedavi destek aracı olmasıdır. Yani bruksizmin tek nedeni ortadan kalkmış olmaz; fakat oluşan hasarın ilerlemesini yavaşlatmak hatta birçok hastada durdurmak mümkün hale gelir. Kişiye özel hazırlanan bir plağın kalınlığı çoğu zaman 2 ila 4 mm aralığında planlanır. Bu değer her hastada aynı olmaz. Çene kapanışı, kas gücü, eklem durumu ve dişlerdeki mevcut aşınma miktarı dikkate alınır. Hazır satılan ve sıcak suda yumuşatılarak şekil verilen ürünler düşük maliyetli gibi görünse de ağız içi uyumları sınırlı olduğu için çoğu hastada yeterli konfor sağlamaz.
Klinikte ölçü alınarak hazırlanan gece plağı, laboratuvar aşamasından sonra ağızda prova edilir ve temas noktaları düzenlenir. Bu ayarlama kısmı küçümsenmemeli. Çünkü plağın dişlere tam oturması kadar çeneyi yanlış yönlendirmemesi de gerekir. Uyumlu bir plak konuşmayı çok az etkiler, gece yerinden çıkmaz ve sabah çıkarıldığında rahatsız edici bir baskı oluşturmaz. Biz hastalarımıza plağın koruyucu görevini bir emniyet ekipmanına benzetiriz. Aracınızı dikkatli kullanmanız gerekir ama emniyet kemeri de sizi korur. Gece plağı tam olarak bu mantıkla çalışır.
Gece Plağı Acıtır Mı?
Doğru hazırlanmış bir gece plağı normal şartlarda “acı veren” bir aparey olmamalıdır. İlk birkaç gün hafif basınç hissi, ağız içinde doluluk duygusu, tükürük artışı ya da alışma sürecine bağlı hafif rahatsızlık görülebilir. Bu durum çoğu hastada geçicidir. Genellikle 3 ila 7 gün içinde ağız plağın varlığına uyum sağlar. Bazı kişilerde bu süre 10 güne kadar uzayabilir. Burada hissettiğimiz şeyin adını doğru koymak gerekir: alışma baskısı ile gerçek ağrı aynı şey değildir.
Gerçek ağrı varsa birkaç ihtimali değerlendiririz. Plağın kenarları diş etine vuruyor olabilir, iç yüzeyi dişlere fazla sıkı geliyor olabilir ya da kapanış noktaları eşit dağılmamış olabilir. Böyle bir durumda hasta gece boyu çeneyi daha farklı bir pozisyonda tutar ve sabah kas ağrısıyla uyanabilir. Kimi zaman da altta yatan çene eklemi problemi vardır; plak bunu ortaya çıkarmaz ama ilk kullanım döneminde hastanın farkındalığını artırır. Bu yüzden “plak acıttı” cümlesinin arkasını mutlaka klinik olarak görmek gerekir.
Hastalarımızdan sık duyduğumuz yorumlardan biri şudur: “İlk gece garip geldi, üçüncü geceden sonra rahatladım.” Bu oldukça tipik bir deneyimdir. Şiddetli ağrı, çenede kilitlenme, diş etinde yara ya da dişlerde tek tek zonklama varsa kullanım sürdürülmeden kontrol randevusu planlanmalıdır. Uyum sürecinde hafif baskı normal kabul edilir; ama uykuyu bölecek düzeyde ağrı normal değildir. Kısacası gece plağı doğrudan acıtması gereken bir ürün değildir, acıtıyorsa çoğu zaman ayar ihtiyacı vardır. İyi ayarlanmış bir plak, birkaç günlük alışma döneminin ardından koruyucu ve konforlu hale gelir.
Gece Plağı Zararlı Mı?
Kişiye özel hazırlanmış, düzenli kontrol edilen ve doğru endikasyonla kullanılan bir gece plağı zararlı değildir. Tam tersine, diş sıkma ve diş gıcırdatmanın yol açtığı aşınma, çatlak, dolgu kırılması ve çene kası gerginliği gibi sorunlara karşı koruyucu bir rol üstlenir. Zarar algısı çoğu zaman yanlış hazırlanmış ürünlerden ya da kontrolsüz uzun kullanımdan kaynaklanır. Burada asıl mesele plağın varlığı değil, doğru planlanıp planlanmadığıdır.
Yanlış yapılmış bir plak bazı sorunlara neden olabilir. Dişlere eşit oturmuyorsa belirli bölgelere fazla kuvvet binebilir. Kapanış ilişkisi bozulmuşsa sabah tek taraflı çiğneme hissi, çene kasında yorgunluk ya da eklem çevresinde baskı oluşabilir. Çok gevşek plak ağızda hareket eder, çok sıkı plak çıkarılırken dişlere gereksiz yük bindirir. Düzenli temizlenmeyen plaklarda bakteri ve mantar birikimi olabilir; bu da ağız kokusu, plak yüzeyinde sararma ve bazı hassas bünyelerde yumuşak doku irritasyonu yaratabilir.
Biz klinikte hastalara şunu açık anlatırız: Gece plağı kendi başına zarar veren bir tedavi değildir, kontrolsüz kullanım zarar doğurabilir. Plağın ortalama 6 ay ile 12 ay aralıklarla kontrol edilmesi iyi olur. Diş sıkma şiddeti fazla olan hastalarda yüzeyde aşınma izleri daha erken oluşabilir. Bu aslında kötü bir şey değildir; aşınan yüzey çoğu zaman sizin dişiniz yerine plağın yük aldığını gösterir. Ama o aşınma ilerledikçe plağın etkinliği azalır. Bu noktada yenileme ya da düzeltme gerekir.
Hazır ürünlerle ilgili en büyük risklerden biri de çene kapanışını profesyonel değerlendirme olmadan değiştirmeye çalışmaktır. İnternetten alınan ve evde şekillendirilen ürünler kısa süreli bir çözüm gibi görünse de uzun vadede konfor ve koruma açısından yetersiz kalabilir. Zararlı mı sorusunun en dürüst cevabı şu olur: Doğru hastada, doğru ölçüyle, doğru takip altında kullanıldığında zararlı değil; ihmal edildiğinde ya da rastgele kullanıldığında sorun çıkarma potansiyeli vardır.
Gece Plağı Ne Kadar Sürer?
Gece plağının kullanım ömrü tek bir sayıyla ifade edilemez; çünkü bu süreyi belirleyen birkaç temel değişken vardır. Materyalin kalitesi, hastanın diş sıkma şiddeti, plağın kalınlığı, kullanım sıklığı ve bakım alışkanlığı doğrudan etkilidir. Klinik pratikte kişiye özel hazırlanmış kaliteli bir gece plağının ortalama kullanım süresi çoğu hastada 1,5 ila 3 yıl arasında değişir. Daha hafif diş sıkma alışkanlığı olan kişilerde bu süre 3 yılı geçebilir. Şiddetli bruksizm vakalarında ise 8-12 ay içinde belirgin aşınma görülebilir.
Plağın ömrünü anlamanın en net yolu yüzey incelemesidir. Çiğneme yüzeyinde belirgin oyulmalar, çatlaklar, incelmeler ya da şekil bozulmaları varsa plak artık ilk günkü koruma kapasitesini vermez. Bazı hastalar “plak hâlâ duruyor” diye kullanıma devam eder; ama mesele sadece fiziksel olarak ağızda durması değildir. Koruyuculuk, temas dengesi ve çene pozisyonu korunmuyorsa yeni plak gerekebilir. Bu yüzden yıllarca kontrolsüz aynı plağı kullanmak doğru değildir.
Bakım konusu burada belirleyicidir. Ilık su ve uygun temizleme yöntemiyle günlük bakım yapılan plak daha uzun ömürlü olur. Sıcak suyla yıkamak, sert fırçalamak, kutusuz taşımak ya da gün içinde peçeteye sarıp bırakmak deformasyona yol açabilir. Basit gibi görünür ama en çok kaybolan dental apareylerden biri gece plağıdır. Restoranda peçeteye sarılıp unutulan plak sayısı sandığınızdan fazladır.
Hastalarımıza genelde şu çerçeveyi veririz:
- Hafif diş sıkma varsa ortalama
2-3 yıl - Orta düzey sıkma varsa ortalama
1,5-2 yıl - Şiddetli sıkma varsa ortalama
1 yılcivarında yenileme ihtiyacı
Bu süreler kesin kural değildir, muayene ile netleşir. Plağın ne kadar sürdüğünü belirleyen asıl şey takvim değil, ağız içindeki performansıdır. Düzenli kontrol yaptıran hastalar hem daha uzun süre verim alır hem de dişlerini daha güvenli şekilde korur.
Gece Plağı Sonrası Yemek Yenir Mi?
Gece plağı gece kullanımı için tasarlanmışsa, sabah çıkarıldıktan sonra ağız hijyeni sağlandıktan sonra yemek yenmesinde genel olarak bir sakınca yoktur. Zaten günlük kullanım pratiğinde izlenen yol budur: plak çıkarılır, ağız çalkalanır ya da dişler fırçalanır, plak temizlenir ve ardından normal beslenmeye geçilir. Burada kafa karışıklığı daha çok şu noktada oluşur: “Plağı çıkarır çıkarmaz dişlerimde hafif değişik bir his oluyor, hemen yemek yemeli miyim?” Evet, çoğu durumda yenebilir. O his çoğunlukla geçici uyum farkıdır.
Bazı hastalar sabah ilk 5-10 dakika dişlerin birbirine oturuşunda hafif farklılık hissedebilir. Bu, özellikle yeni plak kullanımının ilk günlerinde daha belirgindir. Çene kasları gece boyunca farklı bir temas düzeninde kaldığı için kısa süreli bir adaptasyon hissi olur. Bu durum dakikalar içinde normale döner. Dişlerde belirgin hassasiyet ya da çene kasında ağrı yoksa kahvaltı yapılabilir. Sert kabuklu ekmek, çok sert kuruyemiş ya da aşırı sıcak-soğuk gıdalar hassas kişilerde ilk günlerde rahatsızlık yaratabilir; bunu hastanın kendi konforuna göre ayarlamak gerekir.
Plağı ağızdayken yemek yenmemelidir. Bu çok önemli. Çünkü gece plağı çiğneme için tasarlanmış bir aparey değildir. Yemek sırasında plak yüzeyinde çatlak oluşabilir, materyal bozulabilir ve hijyen ciddi şekilde zorlaşır. Şekerli, renkli ya da asitli gıdalar plak yüzeyine zarar verebilir. Şeffaf plaklarda renklenme de sık görülür. Gece plağı takılıyken kahve, çay, kola gibi içecekler de önerilmez.
Sabah rutini pratik şekilde şöyle olabilir:
- Plağı çıkarın
- Ilık suyla plağı temizleyin
- Mümkünse dişlerinizi fırçalayın
- Ağızda oturuş hissi birkaç dakika izlenebilir
- Ardından normal öğüne geçin
Diş sıkma problemi yaşayan kişilerde sabah sertlik hissi varsa yumuşak başlangıçlı bir kahvaltı daha konforlu olabilir. Yumurta, yoğurt, yulaf, yumuşak peynir gibi seçenekler ilk günlerde daha rahat gelir. Ağrılı ya da zorlayıcı bir tablo varsa bunu plağın normal etkisi saymadan kontrol etmek gerekir.
Gece Plağı Sonrası Ağrı
Gece plağı sonrası ağrı her zaman kötüye işaret etmez; ama nerede, ne şiddette ve ne kadar süreyle hissedildiği çok önemlidir. İlk kullanım günlerinde hafif çene kası farkındalığı, dişlerde basınç hissi ya da sabah kısa süreli yorgunluk görülebilir. Bunlar genellikle uyum sürecine bağlıdır ve birkaç gün içinde azalır. Fakat keskin, zonklayıcı, tek bir dişte yoğunlaşan ya da çene ekleminde kilitlenme hissiyle birlikte gelen ağrılar normal kabul edilmez.
Ağrının kaynağını ayırt etmek gerekir. Kas kaynaklı ağrı daha yaygın, künt ve baskı şeklinde hissedilir. Hasta çoğu zaman “çenem yorulmuş gibi” tarif eder. Diş kaynaklı ağrı ise daha lokal olur. Özellikle plak bir dişe fazla baskı yapıyorsa sabah o dişte sızlama ya da vuruk hissi oluşabilir. Diş eti kenarına vuran bir plakta yumuşak dokuda kızarıklık ve çizgi şeklinde tahriş görebiliriz. Çene eklemi kaynaklı ağrıda ise kulak önü bölgede tıklama, ağız açarken sapma ya da hareket kısıtlılığı eşlik edebilir.
Bizim için ağrının süresi belirleyici bir veridir. İlk 2-3 gün hafif rahatsızlık olabilir. 1 haftayı geçen ve azalmayan ağrıda kontrol gerekir. Çünkü çoğu zaman küçük bir oklüzyon ayarı büyük fark yaratır. Hastalar bazen “alışırım” diye düşünüp haftalarca sıkıntıyla devam ediyor. Gerek yok. Uygun bir düzeltme sonrası plağın konforu belirgin şekilde artar.
Aşağıdaki durumlarda kontrol geciktirilmemelidir:
- Ağrı her gece artıyorsa
- Sabah ağzı açmak zorlaşıyorsa
- Tek bir dişte belirgin hassasiyet oluştuysa
- Diş etinde yara veya kanama varsa
- Baş ağrısı plak kullanımından sonra daha sık hale geldiyse
Gece plağının amacı ağrıyı artırmak değil, koruma sağlarken kas yükünü azaltmaktır. Uyum dönemindeki hafif basınç hissi ile gerçek tedavi uyumsuzluğunu karıştırmamak gerekir. İyi tasarlanmış bir plak, birkaç küçük ayardan sonra çoğu hastada çok daha rahat kullanılır.
Gece Plağı Sonrası Hassasiyet
Gece plağı sonrası hassasiyet, özellikle ilk günlerde hastaların en sık sorduğu konulardan biridir. Bu hassasiyet bazen dişlerin birbirine temasında farklılık hissi, bazen soğukta kısa süreli sızlama, bazen de çiğneme sırasında hafif farkındalık şeklinde ortaya çıkar. Çoğu tabloda geçicidir. Çünkü ağız, gece boyunca yeni bir yüzeyle temas eder ve çiğneme sistemi buna adaptasyon geliştirir. Burada paniğe gerek yok; ama hassasiyetin tipi dikkatle değerlendirilmelidir.
Diş sıkma problemi olan kişilerde diş minesi zaten yıpranmış olabilir. Mine tabakası inceldikçe alttaki dentin yapısı dış etkenlere daha açık hale gelir. Yani bazı hastalarda plak hassasiyete neden olmaz, var olan hassasiyetin fark edilmesini kolaylaştırır. Özellikle sabah çok soğuk su içildiğinde dişlerde kısa süreli sızlama oluşuyorsa altta yatan aşınma, çatlak çizgisi ya da diş eti çekilmesi açısından değerlendirme yapılmalıdır.
Geçici hassasiyet çoğu zaman 3-7 gün içinde azalır. Bu dönemde:
- Çok sıcak ve çok soğuk gıdalar sınırlanabilir
- Sert kabuklu yiyecekler birkaç gün azaltılabilir
- Hassasiyet giderici diş macunu kullanılabilir
- Plağın teması ve uyumu kontrol ettirilebilir
Hassasiyetin normal uyum sürecini aşıp aşmadığını şu şekilde anlarız: Her gün aynı şiddette sürüyorsa, belirli bir dişte yoğunlaşıyorsa, gece uykudan uyandıracak noktaya geldiyse ya da 1 haftadan uzun sürdüyse değerlendirme gerekir. Bazen plak temasları bir bölgede fazla kuvvet oluşturur. Bazen de hasta zaten fark etmeden gündüz de diş sıkıyordur. Yani sorun tek başına gece kullanımıyla ilgili olmayabilir.
Hastalarımızdan duyduğumuz tipik yorum şudur: “İlk günler dişlerimde hafif bir sızlama vardı, sonra geçti.” Bu beklenebilir bir durumdur. Ama “tek bir dişim üzerine basıyor gibi” ya da “soğuk değince zıplatıyor” şeklindeki tarifleri ciddiye alırız. Hassasiyet, doğru yorumlandığında bize önemli klinik ipuçları verir. Gece plağı iyi bir koruyucudur; fakat vücudun verdiği sinyalleri görmezden gelmeden takip edilmelidir.
Gece Plağı Yaptıranlar Yorumları
- İlk birkaç gece ağzımda yabancı bir şey varmış gibi hissettim ama 4. geceden sonra ciddi şekilde alıştım. Sabah uyandığımda çenemdeki kasılma hissi azaldı. Daha önce neredeyse her gün şakak bölgemde baskı oluyordu, şimdi çok daha seyrek yaşıyorum.
- Diş hekimim diş sıkma nedeniyle ön dişlerimde aşınma başladığını söylemişti. Gece plağını düzenli kullanınca sabah dişlerimdeki hassasiyet azaldı. En büyük farkı, uyanınca dişlerimi birbirine bastırmış gibi hissetmememde gördüm.
- Başta sert bir yapısı olduğu için rahatsız eder diye düşündüm ama kişiye özel hazırlandığı için ağzıma tam oturdu. Gece boyunca çıkmadı, konuşurken zorlamadı. Bende en net etkisi çene eklemindeki sabah yorgunluğunun azalması oldu.
- İlk hafta tükürük artışı yaşadım, bunu açık söylemem lazım. Rahatsız ediciydi ama kalıcı olmadı. Sonrasında hem uyku kalitem düzeldi hem de eşim gece diş gıcırdatma sesimin azaldığını söyledi. Bu benim için önemli bir göstergeydi.
- Uzun süredir sabah baş ağrısıyla uyanıyordum. Nöroloji tarafında ciddi bir problem çıkmayınca diş sıkma ihtimali değerlendirildi. Gece plağı kullanmaya başladıktan yaklaşık 10 gün sonra sabah baş ağrılarımın şiddeti belirgin şekilde düştü. Tek başına mucize değil ama ciddi rahatlama sağladı.
- Bende ilk yapılan plak biraz sıktı ve sabah dişlerimde baskı hissettim. Kontrolde küçük bir ayar yapıldıktan sonra çok daha rahat kullanmaya başladım. Burada anladığım şey şu oldu: plak iyi ayarlanırsa gerçekten konforlu oluyor, o kontrol randevusu boşuna değil.
- Diş sıkmayı fark etmeden yaşayan biri olarak gece plağının bu kadar fark yaratacağını düşünmüyordum. Sabah çenemi açarken gelen gerginlik hissi azaldı. Önceden sert bir şey çiğnerken zorlanıyordum, şimdi kaslarım daha az yoruluyor gibi hissediyorum.
- Benim için en değerli tarafı dişlerimi koruduğunu bilmek oldu. Çünkü eski dolgularımda çatlak riski vardı ve hekimim gece sıkmanın bunu artırdığını söylemişti. Plağı kullanınca içim rahat etti. Sabah hâlâ hafif yorgunluk hissettiğim günler oluyor ama eskisine göre çok daha yönetilebilir.
- İlk başta “uyurken bunu nasıl takacağım” diye düşündüm, dürüst olayım biraz önyargılıydım. Fakat birkaç gecelik alışma döneminden sonra normal gelmeye başladı. Özellikle sabah kalkınca alt çenemdeki kilitlenme hissinin azalması beni memnun etti.
- Gece plağını yaklaşık birkaç aydır kullanıyorum. Düzenli kullandığım dönemlerde fark çok net. Kullanmadığım gecelerin sabahında çene kaslarım daha sert oluyor. Bence en önemli nokta, ölçüyle yapılmış olması ve hekimin ara kontrolleri ihmal etmemesi. Bu şekilde gerçekten faydasını gördüm.
Gece Plağı Sıkça Sorulan Sorular
Gece plağı işe yarıyor mu?
Evet, doğru hastada ve doğru şekilde hazırlandığında gece plağı işe yarar. En büyük faydası, diş sıkma ve diş gıcırdatma sırasında oluşan kuvvetin diş yüzeylerine verdiği zararı azaltmasıdır. Mine aşınması, dolgu kırılması, dişlerde çatlak riski ve sabah çene yorgunluğu gibi sorunlarda koruyucu etkisi vardır. “İşe yarama” ölçütünü doğru belirlemek gerekir. Gece plağı, stresi ortadan kaldırmaz ya da bruksizmin tüm nedenlerini bitirmez; fakat dişleri ve çene sistemini koruma açısından güçlü bir destektir. Düzenli kullanan hastalarda sabah ağrısı ve baskı hissi çoğu zaman belirgin şekilde azalır.
Gece plağı kaç günde etki eder?
Birçok hasta ilk 3-7 gün içinde fark hisseder. Bu fark genelde sabah çene sıkılığı, dişlerde yük hissi ve baş bölgesindeki kas gerginliğinde azalma şeklinde olur. Daha belirgin rahatlama bazı kişilerde 2-4 hafta sürebilir. Burada başlangıçtaki sorunun şiddeti önemlidir. Uzun süredir yoğun diş sıkma yaşayan bir kişide kasların gevşemesi daha uzun zaman alabilir. İlk gece mucize beklemek yerine ilk birkaç haftayı uyum ve gözlem dönemi olarak değerlendirmek daha sağlıklıdır.
Gece plağı devlette ne kadar?
Bu sorunun net fiyat cevabı kurum, hastane, sevk durumu, sosyal güvence kapsamı ve yıl içindeki güncel uygulamalara göre değişir. Devlet hastaneleri ve üniversite hastanelerinde ücretlendirme özel kliniklerden farklı olabilir. Bazı durumlarda muayene, ölçü, laboratuvar ve aparey bedeli ayrı değerlendirilir. Güncel rakamlar değişebildiği için en doğru bilgi ilgili kamu hastanesinin ağız ve diş sağlığı biriminden ya da hasta kayıt bölümünden alınmalıdır. Burada sabit bir sayı vermek yanıltıcı olur. Siz başvuru yapmadan önce bağlı bulunduğunuz kurumdan güncel ücret bilgisini istemelisiniz.
Gece plağı kaç yıl kullanılır?
Gece plağının kullanım süresi hastaya göre değişir. Plağın fiziksel ömrü çoğu zaman 1,5-3 yıl aralığında olur. Fakat “kaç yıl kullanılır” sorusu yalnızca apareyin dayanıklılığıyla ilgili değildir. Diş sıkma alışkanlığı yıllarca devam edebilir. Yani kişi tek bir plağı 3 yıl kullanıp bırakmaz; ihtiyaç sürüyorsa yeni plakla devam edebilir. Bazı hastalar stres dönemlerinde daha yoğun kullanır, bazıları ise uzun süre düzenli kullanmak zorunda kalır. Düzenli kontrol yapıldığında hangi noktada yenilenmesi gerektiği net şekilde anlaşılır. Plağın yüzeyinde aşınma, çatlak ya da uyum bozulması varsa süre dolmasa bile değişim gerekir.


