Kemik tozu uygulaması, diş çekimi sonrası oluşan kemik kaybını desteklemek, implant için yeterli kemik hacmi oluşturmak ya da mevcut kemik dokusunu korumak amacıyla yapılan cerrahi destek işlemlerinden biridir. Halk arasında “kemik tozu” diye anılsa da burada kullandığımız materyal, kemiğin iyileşmesini yönlendiren ve hacim kazandırmaya yardımcı olan greft materyalidir. Bu materyal tek başına boşluğu mucizevi şekilde dolduran bir ürün gibi düşünülmemelidir. Asıl amaç, vücudun kendi kemik oluşum sürecine uygun bir ortam hazırlamaktır. Uygulama özellikle implant planlanan bölgelerde, çekim boşluğunda erime riskini azaltmak ve ileri cerrahileri daha kontrollü hale getirmek açısından ciddi avantaj sağlar.
Hastaların bu konudaki en büyük merakı iki noktada toplanır: işlem sırasında ağrı olup olmadığı ve sonucun ne kadar sürede alınacağı. Klinik deneyimde, doğru anestezi ile yapılan kemik grefti uygulamalarında işlem sırasında keskin ağrı beklemeyiz. Asıl önemli dönem ilk birkaç gündür. Bu süreçte hafif-orta düzey şişlik, baskı hissi, çiğnerken temkinli davranma ihtiyacı ve bölgede hassasiyet görülebilir. Hastanın yaşı, genel sağlık durumu, sigara kullanımı, uygulama yapılan alanın genişliği ve beraberinde implant yapılıp yapılmadığı iyileşme hızını doğrudan etkiler. Küçük bir soket koruma işlemi ile ileri kemik artırma operasyonunu aynı kefeye koymamak gerekir.
Kemik tozu yaptıranların yorumlarında en sık karşılaştığımız ifadeler şunlardır: “Beklediğim kadar zor geçmedi”, “ilk 2-3 gün hassastı ama sonrasında rahatladım”, “implant için gerekli olduğu söylendiğinde tereddüt ettim ama şimdi iyi ki yaptırmışım diyorum.” Bu yorumlar boşuna değil. Çünkü birçok hastada kemik desteği olmadan implant planlamak riskli hale gelir. Sağlam temel olmadan üst yapının uzun ömürlü olmasını beklemek gerçekçi değildir. Diş hekimliğinde temel ne kadar iyiyse sonuç da o kadar güvenilir olur. Kemik tozu uygulaması tam olarak bu mantıkla değerlendirilmelidir.
Kemik Tozu Nedir?
Kemik tozu, diş hekimliğinde kemik eksikliği bulunan bölgelere hacim kazandırmak, kemiğin çökmesini azaltmak ve yeni kemik oluşumunu desteklemek amacıyla kullanılan greft materyalinin halk arasındaki adıdır. Bu materyal “toz” gibi anılsa da granül yapıda olabilir ve farklı kaynaklardan elde edilebilir. Sentetik greftler, hayvansal kaynaklı greftler, insan kaynaklı doku bankası ürünleri ya da hastanın kendi kemiğinden alınan materyaller farklı klinik durumlarda tercih edilebilir. Kullanılacak materyal, bölgenin ihtiyacına ve tedavi planına göre belirlenir.
En sık kullanım alanlarından biri diş çekimi sonrası boşluğun korunmasıdır. Bir diş çekildiğinde o bölgedeki kemik zamanla hacim kaybeder. Özellikle ilk 3-6 ay içinde çekim bölgesinde hem yükseklik hem genişlik açısından belirgin değişiklik oluşabilir. Bu kayıp bazı çalışmalarda yatay yönde birkaç milimetreye kadar ulaşabilir. İmplant planlanan hastalarda bu daralma ciddi fark yaratır. Kimi zaman yalnızca bu nedenle implant için ek cerrahi gerekir. Kemik grefti uygulaması, çekim anında ya da sonrasında yapıldığında bu hacim kaybını sınırlamaya yardımcı olabilir.
Kemik tozu yalnızca boşluğu doldurmak için kullanılmaz. Sinüs lifting işlemleri, yatay-dikey kemik artırımları, implant çevresi kemik desteği ve bazı periodontal cerrahilerde de görev alır. Buradaki temel mantık, vücudun yeni kemik oluşturması için iskelet görevi gören bir ortam sağlamaktır. Materyal sonsuza kadar aynı halde kalmaz. Zaman içinde biyolojik süreçlerle yeniden şekillenir, yerine kısmen ya da büyük oranda yeni kemik benzeri yapı gelişir. Bu sürecin hızı materyal tipine, kanlanmaya ve hastanın iyileşme kapasitesine bağlıdır.
Biz hastalara bunu anlatırken şu örneği veririz: Temel dökülmeden bina çıkılmaz. İmplant ya da ileri restorasyon planlıyorsak, kemiğin yeterli olması çoğu zaman işin temelidir. Kemik tozu da bu temeli güçlendirmeye yardımcı olan bir destek materyalidir.
Kemik Tozu Acıtır Mı?
Kemik tozu uygulaması işlem sırasında, yeterli lokal anestezi sağlandığında doğrudan acı veren bir işlem değildir. Hasta baskı, çekme, cerrahi müdahale hissi veya işlem alanında çalışma olduğunu fark edebilir; fakat keskin ağrı olmamalıdır. Eğer ağrı hissediliyorsa anestezi desteği yeniden değerlendirilir. Cerrahi alanın büyüklüğüne göre hekimin yaklaşımı değişebilir. Basit bir çekim boşluğu grefti ile ileri kemik artırma işlemi arasında hissedilen cerrahi yoğunluk aynı değildir.
Asıl merak edilen konu çoğu zaman işlem sonrası dönemdedir. İlk 24-72 saat içinde hafif ya da orta düzey ağrı, baskı hissi ve şişlik görülebilir. Bu oldukça beklenen bir durumdur. Çünkü kemiğin ve çevre yumuşak dokuların çalıştığı bir cerrahi alan oluşur. Özellikle membran kullanıldıysa, dikiş atıldıysa ya da bölge daha geniş açıldıysa hasta birkaç gün o tarafı hisseder. Bu ağrı çoğu zaman reçete edilen ilaçlarla kontrol altına alınabilir. Kimi hastada neredeyse minimal seyreder, kimi hastada daha belirgindir. Ağrı eşiği kişiden kişiye ciddi değişir.
Hastalarımızdan sık duyduğumuz yorumlar şunlardır: “İşlemden korktuğum kadar zor değildi”, “ilk gece sızlama oldu ama dayanılmaz değildi”, “şişlik beni ağrıdan daha fazla rahatsız etti.” Bu oldukça gerçekçi bir çerçevedir. Çoğu vakada şikâyetler ilk birkaç günde zirve yapar ve sonra gerilemeye başlar. Şiddetli, giderek artan, kötü kokulu akıntı ile birlikte görülen veya ateş eşlik eden ağrı ise normal kabul edilmez.
Kemik tozu acıtır mı sorusunun kısa ama dürüst cevabı şu olur: İşlem sırasında anesteziyle ağrı kontrol edilir, sonrasında ise birkaç günlük hassasiyet ve ağrı beklenebilir. Bu ağrının seviyesi yapılan işlemin boyutuna göre değişir. Korkulacak kadar dramatik bir süreç her hastada yaşanmaz; ama hafife alınacak kadar basit de değildir. Cerrahi olduğu unutulmamalıdır.
Kemik Tozu Zararlı Mı?
Kemik tozu uygulaması, uygun endikasyonla, steril şartlarda ve doğru materyalle yapıldığında zararlı değildir. Hatta birçok durumda kemik hacmini korumak veya artırmak için oldukça faydalı bir cerrahi destektir. Buradaki kafa karışıklığı genelde kullanılan materyalin ne olduğu, vücuda zarar verip vermeyeceği ve uzun vadede sorun çıkarıp çıkarmayacağı üzerinden oluşur. Bu soruları küçümsememek gerekir. Hasta ağzına yerleştirilen materyalin güvenliğini bilmek ister, bu çok doğaldır.
Günümüzde kullanılan kemik greft materyalleri belirli işleme süreçlerinden geçirilmiş, tıbbi amaçla üretilmiş veya hazırlanmış ürünlerdir. Her materyalin biyouyumluluğu, kullanım amacı ve çözünme-dönüşüm davranışı farklıdır. Zararlı mı sorusunun asıl cevabı şuradadır: yanlış hastada, yanlış teknikle, kötü hijyen koşulunda veya kontrolsüz takipte sorun çıkabilir. Bu sorunlar enfeksiyon, greftin açığa çıkması, yeterli kemikleşmeme, dikiş hattında ayrılma ya da iyileşmenin gecikmesi şeklinde görülebilir.
Sigara kullanımı burada çok kritik bir etkendir. Sigara içen hastalarda bölgesel kan dolaşımı ve yara iyileşmesi olumsuz etkilenebilir. Kontrolsüz diyabet de benzer şekilde süreci zorlaştırabilir. Yani zararlı olan şey çoğu zaman materyalin kendisi değil, biyolojik koşulların tedaviye elverişli olmamasıdır. Bunun yanında hasta önerilere uymazsa, erken dönemde sert çiğneme yaparsa, bölgeyi zorlar ya da ağız hijyenini ihmal ederse komplikasyon riski artar.
Klinikte biz hastalara açık konuşuruz: Kemik tozu güvenli bir materyaldir ama risksiz bir işlem değildir. Her cerrahi işlemde olduğu gibi burada da komplikasyon ihtimali vardır. Zararlı mı yerine “doğru planlandı mı, doğru takip edildi mi” sorusu daha anlamlıdır. İyi seçilmiş vakada, iyi planlamayla uygulanan kemik grefti çoğu zaman gelecekteki tedavinin başarısını artırır. Sağlam sonuçlar tesadüfle değil, doğru temel hazırlığıyla gelir.
Kemik Tozu Ne Kadar Sürer?
Kemik tozu işleminin ne kadar sürdüğü iki farklı açıdan değerlendirilmelidir: uygulamanın kendisinin süresi ve greftin iyileşme-dönüşüm süresi. Cerrahi işlem çoğu zaman 20 dakika ile 60 dakika arasında tamamlanır. Küçük çekim boşluğu greftlerinde süre daha kısa olabilir. Sinüs lifting, membran kullanımı veya geniş kemik artırımı gereken vakalarda bu süre uzar. Hastanın diş çekimiyle birlikte kemik tozu uygulanıp uygulanmadığı da işlem süresini etkiler.
Asıl önemli olan biyolojik iyileşmedir. Kemik greftinin ağız içinde yerleştirildikten sonra vücudun bu alanı yeni kemik oluşumuna hazırlaması zaman alır. Basit soket koruma uygulamalarında ortalama iyileşme süresi çoğu hastada 2 ila 4 ay arasında değerlendirilir. İleri kemik artırımı yapılan alanlarda bu süre 4 ila 9 ay arasında değişebilir. İmplant planlaması bu zamanlamaya göre yapılır. Bazı vakalarda implant aynı seansta uygulanabilir, bazı vakalarda ise önce kemik hacmi beklenir. Bu karar klinik ve radyolojik değerlendirmeyle verilir.
Hastalar bazen “kemik tozu koyuldu, hemen kemik oldu mu” gibi düşünüyor. Hayır, süreç böyle çalışmaz. Greft materyali anında doğal kemiğe dönüşmez. Bedenin bunu biyolojik olarak işlemesi gerekir. Kanlanma, hücresel yenilenme, materyalin özellikleri ve bölgedeki mekanik stabilite bu süreci belirler. Sigara içenlerde, iyileşme kapasitesi zayıf olanlarda veya büyük defektlerde süre uzayabilir.
Genel çerçeve şöyle özetlenebilir:
- İşlem süresi çoğu vakada
20-60 dakika - İlk yumuşak doku iyileşmesi
1-2 hafta - Kemik olgunlaşmasının anlamlı kısmı
2-6 ay - İleri greft uygulamalarında süre
6 ay ve üzeriolabilir
Kemik tozu ne kadar sürer sorusunun gerçek cevabı, “hangi vaka için sorulduğuna” bağlıdır. Tedavi planı kişiye özel yapılmalıdır. Takvim değil, biyoloji belirleyicidir.
Kemik Tozu Sonrası Yemek Yenir Mi?
Kemik tozu uygulamasından sonra yemek yenebilir; ancak zamanlama ve besin seçimi iyileşme açısından ciddi önem taşır. Uygulama sonrası ilk birkaç saat boyunca, özellikle anestezi etkisi geçmeden yemek yenmesi önerilmez. Dudak, yanak ya da dil fark edilmeden ısırılabilir. Bunun dışında ilk gün bölgeyi zorlayacak, sıcaklığı yüksek ya da sert yapıda yiyeceklerden kaçınmak gerekir. Cerrahi alanı korumak bu dönemde başarı için kritik öneme sahiptir.
İlk 24-48 saat içinde daha çok ılık ve yumuşak kıvamlı gıdalar önerilir. Yoğurt, püre, çorba, yumuşak omlet, muz, iyi pişmiş sebzeler ve ılık makarna gibi seçenekler çoğu hasta için daha uygundur. Çok sıcak çay-kahve, sert ekmek kabukları, kuruyemiş, çekirdekli gıdalar ve asitli içecekler bölgeyi tahriş edebilir. Özellikle çekirdekli veya küçük parçalı yiyeceklerin yara alanına kaçması ciddi rahatsızlık yaratır. Pipet kullanımı da bazı durumlarda istenmez; çünkü ağız içindeki basınç değişimi erken dönemde pıhtı stabilitesini etkileyebilir.
Çiğneme mümkün olduğunca karşı tarafla yapılmalıdır. Bu basit bir detay gibi görünür ama yara hattının korunmasında çok işe yarar. Hastalar bazen “azıcık bir şey olmaz” diye sert gıdalara erken dönüyor. Sonra dikiş bölgesinde açılma, hassasiyet veya ağrı görüyoruz. İyileşme döneminde acele etmemek gerekir. Vücudun kendi temposu vardır.
Yemek sonrası ağız hijyeni de dikkatli planlanmalıdır. Bölgeyi sert biçimde çalkalamak ya da zedelemek istemeyiz. Hekimin önerdiği ölçüde nazik bakım yapılır. Kısacası kemik tozu sonrası yemek yenir; fakat bu dönemde amaç sadece doymak değil, cerrahi alanı koruyarak iyileşmeyi desteklemektir. Doğru beslenme, bu tedavinin görünmeyen ama çok etkili parçasıdır.
Kemik Tozu Sonrası Ağrı
Kemik tozu sonrası ağrı, hastaların en sık araştırdığı konulardan biridir ve çoğu vakada belirli ölçüde beklenen bir durumdur. Cerrahi bir işlem yapıldığı için vücudun buna verdiği yanıt doğal olarak ağrı, baskı hissi ve hafif-orta düzey şişlik şeklinde ortaya çıkabilir. Ağrının en yoğun hissedildiği dönem çoğu zaman ilk 24-72 saat aralığıdır. Bu süreden sonra giderek azalması beklenir. Cerrahi alanın büyüklüğü, dikiş sayısı, kullanılan greft materyali, membran varlığı ve eş zamanlı yapılan diğer işlemler ağrının şiddetini belirler.
Ağrının tipi bize önemli bilgi verir. Hafif zonklama, bölgede doluluk hissi ve çiğneme sırasında farkındalık çoğu zaman normal iyileşme penceresindedir. Buna karşılık gittikçe artan, ilaca rağmen kontrol altına alınamayan, kötü tat veya kötü koku ile birlikte görülen ağrılar alarm kabul edilir. Bu gibi durumlarda enfeksiyon, dikiş hattı problemi veya greft alanında komplikasyon olasılığı değerlendirilmelidir. Hastanın “normaldir herhalde” diye günlerce beklemesi iyi fikir değildir.
Hastaların yorumlarında sık karşılaştığımız ifade şudur: “İlk 2 gün rahatsız etti ama sonra hızlıca toparladı.” Bu oldukça tipik bir tablo. Şişlik çoğu zaman ağrıdan daha dikkat çekici olabilir. Yüzde hafif asimetri, gerginlik hissi ya da o tarafı koruma isteği görülür. Bu süreçte hekim önerilerine uymak, reçete edilen ilaçları düzenli kullanmak ve bölgeyi mekanik travmadan korumak gerekir.
Biz klinikte ağrıyı yalnızca semptom olarak değil, iyileşmenin dili olarak görürüz. Beden bize bir şey anlatır. Ağrı giderek azalıyor, şişlik kontrol altında ve yara hattı stabil görünüyorsa süreç doğru ilerliyor demektir. Ağrı artıyor, bölge hassaslaştıkça kızarıyor ve genel durum bozuluyorsa müdahale gerekir. Kemik tozu sonrası ağrı beklenebilir; fakat kontrolsüz ağrı normal değildir.
Kemik Tozu Sonrası Hassasiyet
Kemik tozu sonrası hassasiyet, ağrıdan biraz farklı bir tablodur. Hasta çoğu zaman bunu “o bölgeyi hissediyorum”, “üzerine tam güvenemiyorum”, “dokununca ya da çiğnerken fark ediyorum” şeklinde tarif eder. İlk günlerde bu oldukça doğaldır. Çünkü sadece diş eti değil, alttaki kemik dokusu ve çevre biyolojik yapı da iyileşme sürecindedir. Hassasiyet özellikle dikiş bölgesinde, yanağın iç tarafında ya da çiğneme sırasında belirginleşebilir.
Bazı hastalarda sıcak-soğuk hassasiyeti değil, daha çok basınç hassasiyeti görülür. Bölgeye temas edildiğinde veya yanlışlıkla o tarafla çiğnendiğinde rahatsızlık olur. Eğer işlem komşu dişlere yakınsa bu dişlerde geçici farkındalık da gelişebilir. Bu durum çoğu zaman kalıcı değildir. Yumuşak doku iyileştikçe ve dikişler alındıkça hastanın konforu artar. Yine de her hassasiyeti “normal” diye geçmek doğru değildir.
Aşağıdaki durumlarda değerlendirme gerekir:
- Hassasiyet her gün azalmak yerine artıyorsa
- Dikiş hattında açılma varsa
- Bölgeden kötü tat veya koku geliyorsa
- Greft materyali gözle görünür şekilde dışarı açılıyorsa
- Çiğneme neredeyse imkânsız hale geldiyse
İyileşmenin ilk haftasında bölgeye saygılı davranmak gerekir. Sert fırçalama, o tarafla yoğun çiğneme, yara hattını dil ile sürekli yoklama ve sigara kullanımı hassasiyeti uzatabilir. Hastalar bazen meraktan bölgeyi sürekli kontrol eder. Bu doğal ama pek faydalı değil. Doku huzur ister. Ne kadar kurcalanırsa o kadar tepki verir.
Genel olarak kemik tozu sonrası hassasiyet ilk birkaç gün ile ilk birkaç hafta arasında kademeli şekilde azalır. Daha büyük cerrahilerde bu süre uzayabilir. Sabırlı olmak gerekir ama pasif kalmak gerekmez. Şüpheli bir durumda kontrol, iyileşmenin en güvenli parçasıdır.
Kemik Tozu Yaptıranlar Yorumları
- Kemik tozu işlemi yapılacağı söylendiğinde açıkçası biraz gerildim çünkü kulağa büyük bir operasyon gibi geliyordu. İşlem sırasında anestezi sayesinde ağrı hissetmedim. İlk 2 gün bölgede baskı ve hafif şişlik oldu ama beklediğim kadar zor geçmedi. En çok korktuğum şey sonrasıydı, o da yönetilebilir çıktı.
- Diş çekiminden sonra implant için kemik desteğinin yeterli olmadığı söylendi. Bu yüzden kemik tozu uygulandı. Başta gereksiz bir ekstra işlem gibi düşünmüştüm ama sonradan mantığını anlayınca içim rahatladı. Sağlam temel olmadan implant yapılmasının riskli olduğunu öğrenince iyi ki kabul etmişim dedim.
- Bende işlem sonrası ilk gece hafif sızlama oldu. Ağrı kesiciyle kontrol altına alındı. Asıl dikkat etmem gereken konu yemekti. İlk günler yumuşak şeylerle beslendim ve o tarafı hiç zorlamadım. Talimatlara uyunca süreç daha konforlu geçti.
- Şişlik bende ağrıdan daha belirgindi. Yüzümde hafif dolgunluk oldu ama birkaç gün içinde indi. Açık konuşmak gerekirse işlem öncesi internette okuduklarım beni daha çok korkutmuştu. Gerçekte daha kontrollü ve daha sakin bir süreç yaşadım.
- Kemik tozu uygulamasından sonra dikişli bölgeye karşı biraz tedirgin oldum. Sürekli dilimle yoklamak istedim ama bunu yapmamam gerektiği söylendi. Gerçekten bölgeyi rahat bırakınca iyileşme daha düzgün ilerledi. Bazen hastanın kendi sabırsızlığı iyileşmeyi zorlaştırabiliyor.
- İmplant öncesi hazırlık için yapıldı. Benim için en önemli tarafı, doktorumun neden gerekli olduğunu net anlatması oldu. Ne yapılacağını bilince insan daha az kaygılanıyor. İlk birkaç gün hassasiyet oldu ama uzun vadeyi düşündüğümde mantıklı bir yatırım gibi görüyorum.
- İşlem sırasında sadece baskı ve çalışma hissi duydum, keskin ağrı olmadı. Sonrasında sıcak şeylerden kaçınmam ve sert gıda yememem söylendi. Bu detaylar küçük gibi görünüyor ama iyileşme açısından ciddi fark yaratıyor. Kurallara uyulunca süreç daha rahat ilerliyor.
- Bende kemik tozu sonrası hafif morarma da oldu. İlk bakınca gözümü korkuttu ama geçici olduğunu bilmek iyi hissettirdi. Yaklaşık birkaç gün sonra bölge çok daha sakin hale geldi. Cerrahi bir işlem olduğu belli, ama abartıldığı kadar korkutucu değildi.
- Öncesinde “kemik tozu” ifadesi yüzünden ağzıma farklı bir yabancı madde koyulacak gibi düşünmüştüm. Süreci öğrenince bunun kemik desteği için yapılan planlı bir işlem olduğunu anladım. Bilgi eksikliği gerçekten gereksiz korku yaratıyor. Doğru açıklama yapılınca insan daha rahat karar veriyor.
- Benim deneyimimde en kritik nokta sigara konusu oldu. Hekimim özellikle bu konuda uyardı. İyileşmenin sağlıklı ilerlemesi için kurallara dikkat ettim. Sonradan baktığımda iyi ki ciddiye almışım diyorum. İşlem kadar işlem sonrası disiplin de sonucu etkiliyor.
Kemik Tozu Sıkça Sorulan Sorular
Kemik tozu kaç günde iyileşir?
İlk yumuşak doku iyileşmesi çoğu hastada 7-14 gün içinde belirgin hale gelir. Dikişli bölgede rahatlama bu dönemde olur. Kemik dokusunun olgunlaşması ise çok daha uzun sürer. Uygulamanın tipine göre 2 ila 6 ay, bazı ileri vakalarda daha uzun süre gerekebilir. Yani yüzey iyileşmesi ile gerçek kemikleşme süreci aynı şey değildir.
Kemik tozu işlemi zor mu?
İşlemin zorluk derecesi vakaya göre değişir. Küçük çekim boşluğu greftleri çoğu zaman daha basit ve kısa sürer. Sinüs lifting veya geniş kemik artırımı gereken işlemler daha ileri cerrahi kabul edilir. Hasta açısından bakıldığında, doğru anestezi ile işlem sırasında genelde tolere edilebilir düzeydedir. Sonraki birkaç gün cerrahiye bağlı hassasiyet ve şişlik yaşanabilir.
Kemik tozu kaç para?
Kemik tozu uygulamasının ücreti kullanılan materyalin türüne, miktarına, işlemin yapıldığı bölgeye, ek cerrahi gerekip gerekmediğine, membran kullanılıp kullanılmadığına ve kliniğin fiyat politikasına göre değişir. Bu nedenle sabit ve tek bir rakam vermek doğru olmaz. Küçük bir greft uygulaması ile geniş hacimli kemik artırımı arasında ciddi maliyet farkı olabilir. En doğru fiyat bilgisi muayene sonrası planlamayla netleşir.
Kemik tozu hangi durumlarda kullanılır?
Kemik tozu en sık şu durumlarda kullanılır:
- Diş çekimi sonrası kemik hacmini korumak için
- İmplant öncesi yetersiz kemik desteğinde
- Sinüs lifting işlemlerinde
- Kemik erimesi olan bölgelerde hacim artırmak için
- Bazı periodontal kemik kayıplarında
- İmplant çevresinde ek kemik desteği gerektiğinde
Hangi durumda gerekli olduğuna karar vermek için klinik muayene ve çoğu zaman radyolojik görüntüleme gerekir. Her çekim boşluğuna otomatik olarak uygulanmaz; ihtiyaç varsa planlanır.


