Formu doldurun ve bilgilerinizi bizimle paylaşın. Hasta danışmanlarımız sizinle iletişime geçecek, durumunuzu değerlendirecek ve net bir zaman çizelgesi içeren kişiselleştirilmiş bir tedavi planı hazırlayacaktır.
Seyahat ve konaklamanızı biz organize ediyoruz. Varışınızın ardından, tüm muayene ve tedaviler tam donanımlı, hastane standartlarında diş merkezimizde gerçekleştirilir.
Randevu AlTedaviniz planlandığı gibi tamamlanmıştır. Sağlıklı ve kendinden emin gülümsemenizin tadını çıkarın ve iyileşme sürecinizi Antalya'da dinlenerek geçirin.
Şimdi Randevu Al
Çene eklemi tedavisi, temporomandibular eklem (TMJ) kaynaklı fonksiyon bozukluklarını azaltmak ve hastanın çiğneme, konuşma gibi günlük aktivitelerini rahatlıkla gerçekleştirmesini sağlamak amacıyla uygulanan yöntemler bütünüdür. Çene eklemi, alt çene kemiği (mandibula) ile temporal kemiğin birleştiği, hareket kabiliyeti yüksek karmaşık bir eklemdir. Bu eklemde meydana gelen sorunlar; ağrı, hareket kısıtlılığı, tıklama, kilitlenme ve yüz kaslarında spazm gibi belirtiler oluşturabilir. Literatürde temporomandibular eklem disfonksiyonları (TME disfonksiyonları) olarak adlandırılan bu klinik tablolar, çoğunlukla multifaktöriyel nedenlere dayanmaktadır. Çene eklemi tedavisinde kullanılan yöntemler; konservatif tedavi, fizik tedavi uygulamaları, ilaç destekleri, cerrahi müdahale ve ortodontik yaklaşımları kapsar. Tedavi süreci, hastanın detaylı klinik değerlendirmesi, görüntüleme teknikleri (MR, röntgen) ve hastalığın evresi doğrultusunda belirlenir. Başarı oranları hastadan hastaya farklılık göstermekle birlikte, uygun planlama ve takip ile fonksiyonel iyileşme büyük oranda sağlanabilir.
Çene eklemi tedavisi, temporomandibular eklemde ortaya çıkan ağrı, hareket kısıtlılığı, tıklama ve fonksiyon bozukluklarını gidermeyi hedefleyen bir dizi uygulamayı içerir. Bu eklem, konuşma, çiğneme ve yüz mimikleri gibi işlevler için kritik öneme sahiptir. Çene eklemi sorunları genellikle eklem disklerinin yer değiştirmesi, kas spazmları, artrit, travma ya da maloklüzyon nedenleriyle ortaya çıkar. Tedavi, bu semptomların azaltılması ve çene ekleminin doğal hareket yeteneğinin korunmasına dayanır. Konservatif tedavi yöntemleri ile başlayan süreçte ağrı yönetimi, kas gevşetme teknikleri ve hastaya yönelik egzersiz programları uygulanır. İleri vakalarda enjeksiyonlar, lazer tedavisi veya cerrahi müdahaleye başvurulabilir. Tedavi planlaması, hastanın semptomları, eklemdeki yapısal bozukluklar, hastalık süresi ve genel sağlık durumu dikkate alınarak yapılır.
Çene eklemi tedavisi, hastanın yaşam kalitesini artırmayı amaçlar. Tedavi sürecinde kronikleşen ağrılar ve eklem kısıtlılıkları kontrol altına alınabilir. Ayrıca, diş sıkma (bruksizm) gibi alışkanlıkların kontrolü de tedavinin önemli bir parçasıdır. Diş hekimliği ve ortopedi alanlarındaki gelişmeler, çene eklemi sorunlarının multidisipliner yaklaşımla ele alınmasını sağlar. Tedavi yöntemlerinin uygulanma süresi; konservatif uygulamalarda haftalar ila birkaç ay arasında değişirken, cerrahi işlemler sonrası iyileşme süreci hafta ve aylara yayılabilir. Başarılı bir tedavi, hastanın ağrısız ve fonksiyonel bir çene hareketi kazanmasını sağlar. Tedavi sırasında hastanın iletişimi ve düzenli takip, iyileşme sürecinin başarısını artıran faktörler arasındadır.
Çene eklemi tedavisi, hastanın kapsamlı klinik ve radyolojik değerlendirmesinin ardından planlanır. İlk aşamada, sorunlu eklem ve çevresindeki kas dokusunun durumu incelenir. Tedavi genellikle semptomların şiddetine göre adım adım uygulanır. Konservatif yöntemler öncelikli tercih edilen yaklaşımlardır. Bu aşamada hastalara çene hareketlerini rahatlatacak egzersizler, kas gevşetici teknikler ve stres yönetimine ilişkin öneriler verilir. Ayrıca, çene eklemi üzerine baskıyı azaltmak için splint adı verilen ağız içi apareyler kullanılabilir. Bu aygıtlar, dişlerin kapanış pozisyonunu değiştirerek eklem üzerindeki yükü dengelemeye yardımcı olur.
Tedavi sürecinde fizik tedavi uygulamaları önemli rol oynar. Ultrason, lazer, elektriksel stimülasyon gibi non-invaziv yöntemler inflamasyonu azaltabilir ve kas spazmlarını hafifletebilir. Manuel terapi teknikleri, eklem hareket açıklığını artırmak için fizyoterapistler tarafından uygulanabilir. İlaç tedavisi, genellikle ağrı kesici ve anti-inflamatuar ajanlar şeklinde olur. Kas gevşeticiler, nöropatik ağrıların yönetiminde kullanılabilir. Bazı durumlarda enjeksiyonlar (kortikosteroid, hyalüronik asit) çene eklemi çevresine yapılarak etkili sonuçlar alınabilir.
Cerrahi müdahale, diğer tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldığı veya eklemde yapısal hasarların olduğu durumlarda değerlendirilir. Artroskopi ve açık cerrahi yöntemler, eklem içi yapıları onarmak ya da disfonksiyonu gidermek amacıyla uygulanabilir. Cerrahi sonrası rehabilitasyon süreci, eklem hareketlerini destekleyici fizik tedavi programlarını içerir. Ayrıca diş hekimi ve ortodontist iş birliği ile maloklüzyon durumları düzeltilerek eklem üzerindeki stres azaltılır. Her tedavi uygulaması, hekimin klinik deneyimi ve hastanın genel sağlık durumuna göre kişiselleştirilir.
Çene eklemi tedavisi, temporomandibular eklem (TME) ve ilgili kaslarda ağrı, fonksiyon bozukluğu, hareket kısıtlılığı veya tıklama gibi şikayetleri bulunan kişilere uygulanır. Bu tedaviye uygunluk, öncelikle ayrıntılı muayene ve görüntülemelerle ortaya konan klinik bulgulara göre belirlenir. Çene ağrısı ile beraber yüz, boyun veya kulak çevresinde rahatsızlık yaşayan bireyler bu kapsamda değerlendirilir. Bruksizm (diş sıkma ve gıcırdatma), diş sıkışıklığı, çene hareketlerinde zorlanma, eklem sesleri gibi belirtileri olanlar da tedaviye aday olabilir. Ayrıca kronik baş ağrısı, boyun tutulması ve yüz kaslarında spazm gibi yakınmalar eşlik ediyorsa, çene eklemi disfonksiyonu ön planda olabilir.
Çene eklemi tedavisinde uygunluk, bazı sistemik hastalıkların varlığı ve hastanın genel sağlık durumu ile bağlantılıdır. Romatolojik hastalıklar (osteoartrit, romatoid artrit), dejeneratif eklem hastalıkları ve travmatik yaralanmalar sonrası gelişen eklem sorunları da tedavi gerektiren durumlar arasındadır. Çene eklemi rahatsızlıklarında psikososyal faktörler de değerlendirilir; stres, anksiyete ve depresyon gibi durumlar genellikle semptomları ağırlaştırabilir. Bu nedenle tedavi süreci multidisipliner bir yaklaşımla planlanabilir.
Yaş, tedavi için uygunluğu belirlemede tek başına belirleyici değildir. Çocuk ve gençlerde büyüme gelişme eğilimi göz önünde bulundurularak çene eklemi tedavisi uygulanabilir. Ancak cerrahi müdahalelerde yaş faktörü daha dikkatli değerlendirilir. Tedavi planı sırasında diş hekimi ve gerekirse diğer sağlık profesyonelleri birlikte hareket eder. Tedavi öncesinde kapsamlı bilgilendirme ve hekim değerlendirmesi, uygun yöntemlerin seçilmesinde kritik rol oynar. Her olgu farklıdır, bu yüzden kişiye özel yaklaşımlar tercih edilir.
Çene eklemi tedavisi öncesi yapılacak hazırlıklar, tedavi sürecinin etkinliğini ve hasta konforunu artırır. İlk aşamada, ayrıntılı anamnez alınarak hastanın şikayetlerinin niteliği değerlendirilir. Bu kapsamda çene hareketleri, ağrı şiddeti, eklem sesleri ve kas fonksiyonları titizlikle incelenir. Görüntüleme yöntemleriyle eklem yapısının durumu gözden geçirilir. Böylece, tedaviye başlamadan önce olası komplikasyonlar ve tedavi alternatifleri belirlenir. Ağrı ve kas spazmının kontrol altına alınması, bazı tedaviler için ön şart olabilir.
Hastalarda varsa stres faktörlerinin azaltılması ve psikolojik destek sağlanması tedavi başarısını artırır. Çene eklemi sorunları sıkça diş sıkma ya da gıcırdatma ile ilişkili olduğu için, bu alışkanlıkların tespiti ve kontrolü önem taşır. Gerekirse diyet önerileri ile katı ve zor çiğnenen gıdaların tüketimi sınırlandırılır. Ağız hijyenine dikkat edilmesi, enfeksiyon riskini azaltmak amacıyla önlemler arasında yer alır. Kişisel alışkanlıklar (sigara kullanımı, aşırı kahve tüketimi) da değerlendirilir çünkü bu faktörler tedavi sürecini olumsuz etkileyebilir.
Tedavi öncesinde hastanın kullandığı ilaçlar gözden geçirilmelidir. Bazı ilaçlar, tedavi sırasında etkileşim yaratabilir veya yan etkileri sebebiyle dikkat gerektirir. Özellikle kan sulandırıcılar, kas gevşeticiler ve ağrı kesiciler kontrol altına alınmalıdır. Tedaviye başlanmadan önce hasta, uygulanacak prosedürler hakkında bilgilendirilmeli, olası riskler ve beklentiler netleştirilmelidir. Tedavi planının oluşturulması ve hastanın buna uyumu, sürecin başarısını doğrudan etkileyen unsurlardır.
Çene eklemi tedavisi sonrasında iyileşme sürecinin desteklenmesi ve komplikasyonların önlenmesi için düzenli takip ve uygun bakım önemlidir. İlk dönemde çene eklemi üzerine aşırı yük bindirmemek gerekir. Ağrıyı azaltmak ve hareket açıklığını korumak amacıyla verilen egzersiz programlarına uyulması önerilir. Egzersizler, kasların güçlenmesine ve eklem hareketliliğinin artmasına katkı sağlar. Hareket kısıtlılığı ve sertlik oluşmasının önüne geçmek için yumuşak ve kontrollü eklem hareketleri yapılmalıdır.
Tedavi sonrası ağrı ve iltihaplanma riskine karşı lokal soğuk uygulamalar sıklıkla tercih edilir. Soğuk, şişliğin azaltılmasına destek sağlamakta ve dolaşımı düzenlemektedir. İleri düzey iltihabi reaksiyonlarda hekimin belirlediği ilaçların kullanımı gerekir. Oral hijyenin devam ettirilmesi, enfeksiyon riskini en aza indirir. Diş gıcırdatma veya sıkmanın ön planda olduğu vakalarda, tedavi sonrası splint kullanımı devam ettirilebilir. Bu, tekrar eden mekanik travma ve eklem hasarını engellemek açısından önem taşır.
Beslenme değişiklikleri, iyileşme sürecini kolaylaştırır. Katı ve yapışkan gıdalardan kaçınmak, çene eklemine binen yükün azalmasını sağlar. Tedavi sonrasında stres kontrolü için önerilen tekniklerin uygulanması, kas spazmlarının tekrarını engeller. Düzenli kontroller, tedavi sürecinin takibi ve olası geri dönüşlerin önlenmesi için gereklidir. Cerrahi müdahale sonrası rehabilitasyon süreçlerinde fizik tedavi uygulamaları ve hekim direktiflerine bağlı kalmak klinik başarının anahtarıdır. Her bireyin iyileşme hızı farklı olduğundan, belirtilen önlemler kişiye özgü olarak düzenlenebilir.
Çene eklemi tedavisi, temporomandibular eklem (TAE) sorunları ve bu sorunların yol açtığı fonksiyonel bozuklukların giderilmesi amacıyla uygulanır. Bu tedavinin endikasyonları genellikle eklemde oluşan ağrı, hareket kısıtlılığı, ses duyulması veya mandibulanın yanlış hizalanması gibi belirtilerle ortaya çıkar. Osteoartrit, artrit türleri, dislokasyon, travmatik yaralanmalar, stres kaynaklı kas spazmları ve bruksizm (diş gıcırdatma) durumları çene eklemi tedavisi gerektirebilecek temel klinik durumlar arasında yer alır.
Çene ekleminde yapısal bozukluklar, eklem sıvısının azalması veya diskin yer değiştirmesi gibi iç yapısal değişiklikler de tedavinin uygulanma sebeplerindendir. Hastalar konuşma, yutkunma, çiğneme gibi günlük fonksiyonları sırasında ağrı, kilitlenme veya eklemde çıtırtı sesi şikâyetiyle başvurabilir. Bazı durumlarda, temporomandibular eklem sendromu olarak adlandırılan kompleks rahatsızlıklar çene eklemi tedavisi için önemli bir neden oluşturur.
Çene eklemi tedavisi ayrıca hastanın baş ağrısı, kulak ağrısı veya yüz bölgesinde hissedilen ağrılarla başvurduğu klinik yaklaşımlarda değerlendirilir. Bu tür semptomlar genellikle kas iskelet sistemi ile ilgili uyuşukluklar veya eklemdeki mekanik problemlere işaret edebilir. Altta yatan nedenler doğru şekilde tanımlandığında, tedavi seçeneklerinin belirlenmesi ve uygulanması mümkün olur. Özetle, çene eklemi tedavisi; eklemde ağrı, hareket kısıtlılığı, eklem sesleri, çene kilitlenmesi ve temporomandibular eklem bozukluklarının çeşitli klinik tablolarında uygulanır.
Çene eklemi tedavisi süresi, tedavinin kapsamına, hastanın rahatsızlığının türüne ve şiddetine göre farklılık gösterir. Basit konservatif tedaviler, genellikle birkaç hafta içinde belirgin iyileşme sağlarken, daha kompleks cerrahi müdahaleler aylar süren iyileşme ve takip süreçlerini gerektirir. Tedavi süresi aynı zamanda hastanın tedaviye verdiği yanıta ve rehabilitasyon programına uyumuna bağlı olarak değişkenlik gösterir.
Kas gevşetici egzersizler, ısırma plağı ve fizik tedavi uygulamalarıyla yapılan non-invaziv tedaviler ortalama 4 ila 8 hafta arasında uygulanır. Bu süreçte hastaların çene hareketlerini kontrol altına alması ve aşırı zorlamalardan kaçınması tedavinin etkinliği açısından önemli faktörlerdir. Klinik çalışmalar, konservatif tedavilerde %70-80 oranında semptomlarda iyileşme sağlandığını göstermektedir.
İleri vakalarda, eklem içi enjeksiyonlar veya cerrahi yöntemler gündeme gelir. Artroskopik cerrahi gibi minimal invaziv işlemler birkaç saat süren prosedürlerdir; ancak tam iyileşme ve normal fonksiyonların geri kazanılması birkaç ay sürer. Açık cerrahi müdahaleler ise daha uzun iyileşme sürelerine ihtiyaç duyar. Rehabilitasyon ve fizyoterapi genellikle tedavinin ayrılmaz parçasıdır ve tedavi süresini etkileyen önemli unsurlardan biridir. Çene eklemi tedavisindeki bireysel farklılıklar, kullanılan teknikler ve hastanın klinik özellikleri dikkate alınarak kişiselleştirilir.
Çene eklemi tedavisi gerektiren belirtiler, eklem ve çevresindeki fonksiyonel sorunların işaretçileri olarak ortaya çıkar. En sık karşılaşılan belirtiler arasında eklem bölgesinde ağrı, çene hareketlerinde kısıtlanma ve eklemden gelen sesler bulunur. Bu semptomlar günlük yaşamda yemek yerken, konuşurken veya çene hareket ettirildiğinde hissedilir. Ağrı genellikle derin ve zonklayıcı olabilir, bazen baş bölgesine, kulaklara veya boyun kısmına yayılabilir.
Çene kilitlenmesi, çene eklemindeki hareketlerin kısıtlanması veya geçici olarak hareket ettirilememesi durumudur; bu, hastalarda ciddi fonksiyonel kısıtlıklar yaratabilir. Disk dislokasyonu veya eklem yüzeylerindeki yapısal bozukluklar bu belirtilerin oluşmasının temel mekanizmalarını oluşturur. Eklemin hareketleri sırasında çıtırtı, tıklama veya sürtünme sesleri ise kemik veya disk yapısındaki anormalliklerin işaretidir.
Yüz, kulak veya çene çevresinde hissedilen hassasiyet, baş ağrısı ve kulak çınlaması gibi belirtiler de TAE bozukluklarının parçası olabilir. Bu tür belirtiler bazen temporomandibular eklem fonksiyon bozukluğunun diğer sistemlerle olan karmaşık ilişkisine bağlı olarak gelişir. Hastalar bu yakınmaları bazen kronikleşmiş yorgunluk ve stresle ilişkilendirir, ancak çene eklemi problemi varlığı mutlaka araştırılmalıdır. Belirtiler, genellikle kas spazmları ve kas iskelet sistemi disfonksiyonlarıyla birlikte değerlendirilir. Diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlıkları da bu rahatsızlıkların belirtilerini tetikleyebilir veya şiddetlendirebilir.
Çene eklemi tedavisi fiyatlandırması, tedavi kapsamı, kullanılan yöntemler, klinik koşullar ve hastanın bireysel ihtiyaçlarına bağlı olarak değişkenlik gösterir. Uygulanan tedavi protokolü, muayene süreçleri, medikal görüntüleme ve rehabilitasyon gibi hizmetlerin karmaşık yapısı fiyat belirlemede etkili unsurlardır. Bu nedenle, tedavi ücretlendirmesi hakkında bilgi edinmek için doğrudan kliniklerle iletişim kurulması önemlidir.
Her çene eklemi tedavisinin kendine özgü bir planlaması vardır ve tedavi sürecindeki farklı aşamalar farklı maliyet unsurlarını içerebilir. Örneğin, konservatif terapiler genellikle cerrahi işlemlere kıyasla daha kısa süren bakım süreçleri gerektirir ve kullanılan materyaller farklılık arz eder. Cerrahi müdahaleler ise işlem süresi, anestezi tipi ve hastane ortamına bağlı olarak maliyet yapısını etkiler. Ayrıca, hastanın tedaviye yanıtı ve takip seansları da uzun vadede fiyatlandırmayı belirler.
Tanı aşamasında yapılan radyolojik tetkikler, manyetik rezonans görüntüleme (MRG) veya bilgisayarlı tomografi (BT) gibi ileri görüntüleme yöntemleri çene eklemi değerlendirmesinde standarttır. Bu işlemler tedaviye temel oluşturduğu için fiyat içinde yer alır. Fizik tedavi seansları, ortodontik cihaz kullanımı veya özel protez uygulamaları da tedavi bütçesinde rol oynayan kalemler arasındadır. Kliniklerin sunduğu hizmetlerin çeşitliliği ve kullanılan teknoloji, tedavi fiyatlarını etkileyen diğer faktörlerdir. Tedavi süreci boyunca gerekli olan takip muayeneleri ve ek uygulamalar bütçe üzerinde etkili olabilir.
Çene eklemi tedavisi, temporomandibular eklem disfonksiyonlarının neden olduğu ağrıları azaltmak, çene hareketlerini düzeltmek ve fonksiyonel bozuklukları gidermek amacıyla önemli sağlık kazanımları sağlar. Tedavi sayesinde çene ekleminde yaşanan rahatsızlıkların yaşam kalitesini azaltan etkileri minimize edilir. Hastaların çiğneme, konuşma ve yutkunma gibi temel fonksiyonları daha rahat ve ağrısız gerçekleştirmesi sağlanır.
Uygulanan konservatif veya cerrahi tedavi yöntemleri, eklem yapısındaki hasarın ilerlemesini yavaşlatabilir veya tamamen durdurabilir. Fonksiyonel iyileşme, kas gerilimlerinin azalması ve eklem mekanizmasının normal işleyişe kavuşmasıyla gerçekleşir. Hasta konforunun artması, sosyal iletişim ve günlük aktivitelerin etkin bir şekilde sürdürülmesine olanak tanır.
Çene eklemi tedavisi, kronik baş ağrıları, yüz ve kulak çevresi ağrılarının hafiflemesine katkıda bulunur. Bu durum, multidisipliner yaklaşımlarla ele alındığında genel sağlık ve psikolojik duruma olumlu etki yapar. Diş sıkma ve gıcırdatma gibi alışkanlıklarla ilişkili kas kasılmalarının azalması, uyku kalitesinin artmasına da yardımcı olabilir. Yapılan tedavi planlamaları, hastaya özel olarak düzenlendiği için komplikasyon riski minimize edilir. İleri teknoloji kullanımı ve deneyimli klinik yaklaşımlar, tedavi sonuçlarının başarısını artırır. Tedavi süreci boyunca izlenen takip programları, olası tekrarlamaların önüne geçmek için düzenli değerlendirme imkânı sunar.
REFERANSLAR

Yıllarca diş hekimimle sorun yaşadım ve onlara olan güvenimi tamamen yitirdim. Dişlerini yaptırmak için Türkiye'ye giden insanlar hakkında duymuştum ama pek emin olamıyordum. Birkaç ay önce bazı arkadaşlarım DCI Dental Center'ı ziyaret etti ve sonuçlar inanılmazdı. İşte o zaman gitmeye karar verdim ve randevumu aldım. Çok gergindim ama sıcak karşılama beni rahatlattı. Klinik, şimdiye kadar gördüğüm en güzel ve modern yerdi. İngiltere'de böyle bir şeyle hiç karşılaşmamıştım. Her şey inanılmaz derecede profesyoneldi ve aldığım hizmet eşsizdi. Daha mutlu olamazdım! Tüm dişlerimi çektirdim ve 12 implant yaptırdım. Ağız cerrahım, karşılaştığım en profesyonel diş hekimiydi; protetik uzmanı ise olağanüstüydü. Kişisel tercümanım Celine dünya üstündeydi — süreç boyunca inanılmaz derecede yardımcı oldu.

Otelden diş hekimine kadar her şey mükemmeldi. Danışmanlarım harikaydı. Hem tekrar ziyaret etmek hem de çevredeki insanlarla vakit geçirmek için geri gelmeyi dört gözle bekliyorum. Ziyaretin niteliği ve her şey göz önünde bulundurulduğunda herkes gelmeli. Bu gerçekten harika bir deneyim. Harika desteğiniz için teşekkürler DCI.

Adım Songül Çamlıca. Dişlerimi yaptırmak için New York, Long Island'dan buraya kadar geldim. Arkadaşım burada pek çok kişiyi tanıyor, bu sayede DCI Antalya'yı keşfettim. Deneyimim gerçekten harikaydı. Her şey son derece konforluydu ve Doktor Esra harikaydı. Asistanı ve tüm resepsiyon görevlileri de son derece nazikti.

İsviçre'den geliyorum ama aslen Portekizliyim. Bu kliniği Instagram'da arayışlarım sırasında keşfettim. Başından sonuna kadar çok sıcak karşılandık. Havalimanından bile bizi aldılar. Süreç mükemmeldi; biraz ağrı oldu ama bu normal. Şimdi, gördüğünüz gibi, gülüşüme yeniden kavuştum. Annemin dediği gibi, bu bir PEPSODENT gülüşü. İki yıl dişsiz yaşadıktan sonra bu mutluluğu hissetmek inanılmaz. Bu kliniği şiddetle tavsiye ediyorum. Hem personel hem de doktorlar mükemmel. Ve dedikleri gibi, 'Sadece Bir Gülüşten Fazlası,' çünkü bazen bir gülümseme birine mutluluk getirmek için yeterlidir.

Adım Derek Burns. İngiltere'nin Greater Manchester bölgesindeki Oldham'dan geliyorum. DCI hakkında birlikte çalıştığım bir meslektaşımdan öğrendim. Zoe adında bir hanımefendiyle iletişime geçtim; buraya nasıl geleceğim konusunda tüm bilgi ve talimatları hazırladı. Buraya geldiğimizde karşılandık, yani her şey yolundaydı. Gerçekten iyiler. Bizi çok sıcak karşıladılar. Personel harikaydı. Sonuç olarak, artık güzel dişlerim var. Bunu abartarak söylemiyorum, başından sonuna kadar: Muhteşemdi. Beni aldılar, geri getirdiler, biraz ağrı oldu, hissettiniz, ama sonunda hiçbir sorun kalmadı. Muhteşem. Bu yeri seviyorum. Herkese tavsiye ederim. Harika.

Hep diş problemlerim oldu. Şimdi bakın, dişlerim tamamen yeni! On dakika önce bitti ve şu gülüşüme bakın! Artık en güzel dişlere sahibim. Sonuç inanılmaz, görmeniz lazım. DCI'ya İsviçreli bir arkadaşım aracılığıyla geldim. O burada dişlerini yaptırdı ve çok çok memnun kaldı. Bu yüzden ben de DCI'yı seçtim. Burada olmak çok güzel. Artık korkmuyorsunuz çünkü her yerde nazik ve yardımsever insanlar var. Havalimanından servisle alınıyorsunuz, otelinize götürülüyorsunuz, oradan da dental kliniğe getiriliyorsunuz. Süreç boyunca her zaman sorularımı sorabildiğim biri vardı. İlk kez Mart ayında geldiğimde bile, bir şey olduğunda veya herhangi bir sorunum olduğunda her zaman ulaşabiliyordum. Ayrıca size yardımcı olacak Almanca konuşan birinin bulunması da çok güzel.

Hannover'dan geliyorum ve implant yaptırdım. Başından beri kendimi çok rahat hissettim. Bana aile gibi davrandılar çünkü güzel dişler yapıp her şeyi mükemmel hale getirdiler. Ne diyeyim? Başından beri mutluyum, her şey harika.

Brezilyalıyım ve Birleşik Krallık'tan geliyorum. Kliniği bir arkadaşım aracılığıyla öğrendim. Bu deneyimi yaşamaya karar verdim ve gerçekten çok beğendim. Havalimanından otele kadar hizmet beş yıldızlıydı. Burada benim için bir tercüman vardı. Adı Mário. Harika bir insan, mükemmel, ve doktorların hepsi çok nazik ve dikkatli. Hiçbir şikayetim yok. DCI'ya gelin.

DCI'ya Instagram ve Facebook aracılığıyla ulaştım. Muayeneler yaptırdık ve bir konsültasyon için geldik; çok sıcak karşılandık. Tedavimizi burada yaptırmaya karar verdik. Şunu söylemekten başka bir şey söyleyemem: Buradaki diş hekimleri fantastik! Bize çok iyi davranıldı. Bana en uygun mükemmel bir tedavi planı sunuldu ve şimdi güzel bir gülüşle gülmeyi öğrenmem gerekiyor.

Mükemmel bir gülüş için Ukrayna'dan DCI kliniğine geldim ve işte sonunda kavuştum. Aklımda tek bir soru var: Bunu neden daha önce yapmadım? Bu kliniği Instagram'da buldum ve aldığımız sıcak karşılama için derin bir şekilde minnettarım. Doktorların profesyonelliği, ilgilileri ve personelin nezaketi için teşekkür ederim. Çok mutluyum. Dişlerinizi yaptırmak için Türkiye'ye gelin!

Sağlık Bakanlığı onaylı diş merkezi; ameliyathane, sedasyon üniteleri ve anestezi hizmetleri ile hastane düzeyinde diş tedavisi sunmaktadır.
SB onaylı merkez; ameliyathane, sedasyon ve anestezi hizmetleri.
Geniş klinik deneyime sahip sertifikalı uzman diş hekimleri, yasal düzenlemelere ve uluslararası tıbbi standartlara tam uyum içinde hizmet vermektedir.
Uluslararası tıbbi standartlara uygun sertifikalı uzmanlar.
Tedaviler dijital olarak planlanır ve kendi diş laboratuvarımızda üretilir. Bu sayede kalite, estetik ve hassasiyet üzerinde tam kontrol sağlanır.
Dijital planlama ve kendi laboratuvarımızda üretim.
Havalimanı karşılama, konaklama, VIP transfer ve çok dilli destek hizmetleri ile tedavi sürecinizin tamamını baştan sona yönetiyoruz.
Havalimanı transferi, otel, VIP ulaşım ve çok dilli destek.
Tedavi sonrasında da sürecinizi takip eder ve gerekli yönlendirmeleri sağlayarak uzun vadeli başarı ve sürekli destek sunarız.
Tedavi sonrası takip ve sürekli destek.
Avrupa standartlarında malzemeler ve implant sistemleri kullanılarak her tedavide güvenlik, dayanıklılık ve uzun vadeli klinik başarı sağlanır.
Avrupa standartlarında malzeme ve implant sistemleri.
7/24 iletişim kanallarımızdan bize ulaşabilirsiniz. Lütfen formu eksiksiz doldurun. En kısa sürede size geri döneceğiz.
